| OKU | YAZ |
Gönderen:
ottoman vampire
Meslek:
Tarih:
16 Haziran 2008, Pazartesi 14:55
|

Oyunbaz, "Martı", Anton Çehov 26 nisan 2008 20:30
2008 şenliğinde izlediğim ilk oyun Martı oldu. Oyunbaz'ın eski ODTÜ, İTÜ ve diğer üniversitelerin tiyatro topluluklarından "mezun" olan oyunculardan kurulu ve yarı-profesyonel bir ekip olduğu gözönüne alınırsa, şenliğin muhtemelen en iddialı konuk ekibinin onlar olduğu söylenebilir.
Oyunbaz ODTÜ'deki gösteride pek çok açıdan beklentileri karşıladı, oyun hep belirli bir seviyenin üzerinde seyretti. Oyunculukların çok iyi olması şaşırtıcı değil, sahne kullanımı da çok iyiydi.
Epeyi cesur bir Martı yorumu olmuş; Çehov'un "ben aslında trajedi değil komedi yazıyorum" sözünden yola çıkıp, komedi unsurlarının öne çıktığı bir oyun çıkarmışlar. Yakov ve hizmetçi karakterlerine getirdikleri yorum çok yerinde ve yaratıcı olmuş. Abartılı makyajlar, yarı çağdaş yarı komik kostümler, ön oyun, ilginç müzikler.. hepsi Oyunbaz'ın Martı'sının epeyi kendine özgü yapmış. Lakin bazen bu müdahaleler üstsüte binince fazla geliyor ve özellikle ilk perdede bazı kısımlar, metnin kasveti ya da sıkıcılığı yüzünden değil tam tersine metni renklendirmek için yapılan "numaraların" çokluğu yüzünden sıkıcı olabiliyor. Biraz "sadeleştirme" düşünülebilir.
Bu numaralardan biri de oyunun ortasında ve sonundaki güncel politik gündermeler. Yönetmenliğini ODTÜ Oyuncularından tanıdığımız Abdullah Cabaluz'un yaptığı bir oyunda bana bu göndermeler şaşırtıcı geldi. Söyleşi esnasında grup üyelerinin bu konuda yaptığı değerlendirmeler de, bu göndermelerin fazla düşünülmeden konduğu izlenimini yarattı.
Metnin içerdiği sınıfsal-toplumsal eleştiri biraz es geçilmiş gibi. Broşür'de "narsisistik kişiliğin" eleştirildiğinden bahsedilmekle birlikte, Çehov'un oyununa sinmiş olan toplumsal tavır, böyle bir psikanalitik eleştirice massedilebilecekmiş gibi görünmüyor.
Velhasıl, Oyunbaz zor bir metni iyi sahneye koydu; ellerine sağlık.
* ekşisözlük'ten alınmıştır.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
dendelis
Meslek:
Tarih:
05 Haziran 2008, Perşembe 12:45
|
MARTI
İstiklal'de ilginç afişini görüp görüp sonunda seyretmeyi başardığım Anton Çehov oyunu. (Afiş mutlaka herkesin gözüne çarpmıştır. Üzerine "martı" sözcüğü kazınmış, sarı tüylü bir erkek kolu. Sarışın galiba.)
Martı, Oyunbaz tarafından oldukça özgün ve güzel yorumlanmış. Bildiğimiz tiyatro kuralları geçerli değil.
Kimse "tiyatro yapıyoruz" diye bağırmıyor. DT ağzıyla büyük konuşmalar yok. Hani denir ya; "içimizden" ve "samimi".
Özellikle kostüm ve makyaj çok yaratıcı. Seyretmek lazım.
anımsayabildiğim kadarıyla;
"...sırf yapacak başka bir işi olmadığından yazık ediyor kıza..."
"...böyle bir gecede sığınacak bir yuvası olana ne mutlu..."
"...istemiş olan adam..." güzel ayrıntılar.
*itusozluk'ten alınmıştır.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Yetkin Kesler
Meslek:
Bankacı-Mühendis
Tarih:
30 Mayıs 2008, Cuma 10:13
|
Martı'yı çok beğendim tebrik ederim. Bundan sonraki oyununuz ne olacak? Bir Türk oyununu örneğin Oğuz Atay'dan birşey düşünmez misiniz?
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
gökhanhoca
Meslek:
Tarih:
01 Mayıs 2008, Perşembe 10:42
|
MARTI
Oyunu ODTÜ Tiyatro Şenliği'nde izledim. Uzun olmasına rağmen (yaklasık 3 saat sürüyor) keyif alarak ve yerimden kalkmak istemeden izleyebildigim nadir oyunlardan birisi .Oyunculuklar tek kelimeyle müthis ayrıca verilmek istenen ana tema ziyadesiyle açık ve anlasılır. Çok başarılı buldum sözün kısası kesinlikle seyre değer.
*tiyatrodunyasi.com'dan alınmıştır.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
SelmanD
Meslek:
Tarih:
20 Nisan 2008, Pazar 20:02
|
Web siteniz çok güzel tebrikler.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Çağlar Paşhan
Meslek:
Öğrenci
Tarih:
07 Nisan 2008, Pazartesi 18:01
|
Keske Dünya Tiyatrolar haftası değil , Dünya tiyatrolar haftaları olsa, ve bizim üretkenliğimiz ve oyunlarımız sürekli en tepe de kalabilse:p ..
Büyüklerimin içinden Okuduğum Yazıların hemen hemen hepsi gercekten cok samimi ve önemli geldi bana..
Sayın Nedim Saban her zaman olduğu gibi, beni en cok etkileyen o oldu.. Öncelikle 'O' na , sonrada burada emeği gecen bütün değerli Oyuncu büyüklerime sonsuz sevgi ve saygılarımı göndermek istiyorum..
Basarılar dilerim ...
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
gökçe saygın
Meslek:
öğrenci
Tarih:
30 Mart 2008, Pazar 23:14
|
bir kaybedi(li)ş öyküsü..martı...
giderek kendini geliştiren, her seferinde oyunu besleyen bir ekip görüyorsunuz sahnede..
arzular orada..dert orada..
bir de..gülen şen sevdalılar var...
saygı ve sevgilerimle..
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
omer faruk zora
Meslek:
Tarih:
12 Mart 2008, Çarşamba 16:20
|
emegi gecen herkesi kutlar, tesekkur ederim. makyaj, isik ve muzikler harikaydi. ancak ben konstya'nin yorumlanisina kafayi taktim; 25 yasindaki bir yazari/yazar adayini neden 14 yasinda ergenlik buhrani geciren bir cocuk olarak yorumladiniz, yadirgadim dogrusu...
calismalarinizin devamini dilerim
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Mustafa Sönmez
Meslek:
Finans
Tarih:
18 Şubat 2008, Pazartesi 09:03
|
Oyununuz gerçekten çok etkileyiciydi. Karakterlerin herbiri bende ayrı izler bıraktı. Müziklerin uyumu mükemmeldi. Böyle güzel bir oyunu bizlere seyrettiğiniz için hepinize teşekkür ederim.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
funda eryigit
Meslek:
ogrenci
Tarih:
16 Şubat 2008, Cumartesi 20:05
|

15 şubat akşamı oyundan sonra da bolca konuştuk aslında ama buraya da bir iki şey yazmak isterim. hala söyleyebileceğim birçok şey olmasına rağmen, henüz oyunu izlememiş arkadaşlara fazla tüyo vermemek adına kısa keseceğim.
bir tiyatro metni bugün için birşey söyleyebiliyorsa büyük metin oluyor. çehov'un büyük ve evrensel bir yazar olduğunun güzel bir kanıtını sunmuşsunuz bize. bence bir tiyato için olmazsa olmaz olan "bu metinle bugün için ne söyleyebilirim?" sorusuna zekice bir cevap verilmiş olduğunu gördüm.bununla da kalınmamış yaratıcı ve yine zekice detaylarla cevabınızı zenginleştirmişsiniz. çehov karakterlerinin aslında ne kadar trajik ve bir o kadar da komik, boyutlu ve derinlikli olduğunu oldukça iyi aktarmışsınız. benim için bir yeniden keşif olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
oyunculuklar gayet iyiydi. çok gerçek anlar sundular bize. herkes dramaturjik çerçevenin içinde rolüne sonuna kadar sadık kalmış.müzik seçimleri yine yaratıcı, sahnelerin ana eksenlerini destekliyordu.
dekor,kostüm,makyaj,müzik,oyunculuk üsluplarındaki bütünlük(küçük fireler olmasına rağmen), reji, kısaca tüm öğeler ortaya tutarlı bir kompozisyon çıkarmış. belli ki üzerinde çok düşünülmüş. ellerinize sağlık.
pek de kısa olmadı galiba=)=)
kolay gelsin...
|
| Yukarı |
|
| |